RABBİMİZ’İN İSTEDİĞİ…Kategori: Dini KonularEklenme Tarihi: Tem 11th, 2011Ekleyen: yh_yoneticiRabbimiz kullarına kibiri, kötü söz söylemeyi, bencilliği, kavgacı ruh halini yasaklamış, bunların yerine alçakgönüllüğü, güzel söz söylemeyi, yardımseverliği, hoşgörülü olmayı tavsiye etmiştir. İnsanlar alışkanlıklarını, ahlaki davranışlarını çevresindeki arkadaşlarından ve yakınlarından öğrenmektedir. Kötü ahlakın yaygın olduğu bir ortamda yetişen ve yaşayan insan, eğer nefsini vicdanından önde tutuyorsa, kötü ahlaka eğilimli olmaya başlar. Ancak kişinin kalbine Allah sevgisi ve korkusu tam yerleşmiş, ahiretin varlığına kesin bir bilgiyle inanıyorsa, ortam ne kadar kötü olursa olsun, Allah’in izniyle güzel ahlakını muhafaza edecektir. Etkilenmek yerine herkese örnek olacaktır. “Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar.’’ (Bakara Suresi, 4) Rabbimiz’in kullarına tavsiye ettiği diğer bir güzel ahlak ise sabırlı olmaktır. Yalnız insanların genelinin bildiği sabır anlayışı ile Rabbimiz’in Kuran’da bildirdiği sabır farklıdır. Sabretmek, hayatımızda karşılaştığımız zor olaylar karşısında tahammül göstererek, çıkış yolu bulamadığı için boyun eğmek anlamında değildir. Kuran’da bildirilen sabır, insanın ömrü boyunca karşısında çıkan küçük büyük her olayda güzel ahlak göstermesi, her işinde Allah’a yönelmesiyle mümkündür. Kuran’da anlatılan sabır ortama, psikolojik duruma, maddiyata göre değişmez. Allah’ın zikrinden uzak yaşayan insanların sabır göstereceği durumlar belirlidir. Eğer sabırları kendilerine bir menfaat sağlayacaksa, bu duruma sabrederler. Ancak sabırlarının sonunda hiçbir dünyevi karşılık alamayacaklarını düşünürlerse asla sabırlı olmayı tercih etmezler. İnsanın kötü bir ahlak karşısında gösterdiği güzel ahlakta sabrın bir göstergesidir. Rabbine teslim olmuş bir Müslüman, kendisine kötü söz söyleyen yada çirkin bir harekette bulunan biriyle karşılaştığında hemen öfkelenmez, Allah rızası için sabır gösterir. Durumun nedenini öğrenmeye çalışır, güzel söz söyleyerek ve öfkesini yenerek karşısındakini de örnek olur. “Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever.’’ (Ali İmran Suresi, 134) Rabbimiz’in beğenmediği ahlak özelliklerdinden biri de kibirdir. Kibir şeytanın insana fısıldadığı, Allah katından kovulmasına neden olmuş, çok çirkin bir ahlaktır. İnsanlara Allah’ın varlığını, O’na bir gün hesap vereceğimiz gerçeğini unutturmaya çalışan şeytan, insanları Allah’a karşı büyüklenmek ve hükümlerini tanımazlıktan gelmek için kışkırtmaktadır. Oysa Rabbimiz herşeyi bir hikmet üzere yaratmıştır. Dünyadaki fakirliğin, zenginliğin, savaşların, güzel ahlakın, çirkin ahlakın, güzel bir yüzün, çirkin bir yüzün… hepsinin bir hayrı ve hikmeti vardır. Zenginliği, güzelliği, ünlü olmayı, farklı ırklardan olmayı üstünlük olarak gören insanlar bu gerçeğin farkında olmayan, gaflete dalmış kişilerdir. Ve bu yaptıklarının Allah katındaki karşılığının derecesini bilmemektedirler. Rabbimiz katında tek üstünlük vasfı imanlı olmaktır. “Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır.’’ (Hucurat Suresi, 13) Hayat Rabbimiz’den bizlere nimettir. Her yerde O’nun varlığının tecellileri Allah’ı bulmamız için sergilenmiştir. İnsan bu işaretleri takip ederek hakka ulaşabilir. Ancak hakkın delilleri her yerde bulunmasına rağmen, insanların geneli büyülenmişcesine bu nimetlerin hiçbirini görememektedir. Görseler bile güzelliğini farkedememektedir. Rabbimiz’in Kuran’la doğru yolu gösterirken, insanların geneli bu yolu bırakıp, kenedilerini sıkıntıya sokacakları, şaşıracakları, mutsuzluğa sürüklenecekleri kendi koydukları hükümlere uymaktadırlar. Vicdan terk edilerek uyulan bu yol insanlara acıdan başka bir şey kazandırmamaktadır. Ahirette alacakları karşılık ise daha büyüktür. “Onlar hala cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah’tan daha güzel olan kimdir?’’ (Maide Suresi, 50) Nilgün Güney
Konu Yazari: yh_yonetici ( ) ... Yorum Yap |
Anket
|